İŞTE GELİYORSUN GÜZEL KIZIM...


(Doğumdan 1 gece önce,benim en güzel hediyem)

Bebeğim, Defne Perim...

Seninle 38 haftalık bir yolculuğun sonuna gelmek üzereyiz. Durağımız bir hastane olacak, orada senin mis kokunu koklayıp ilk defa gözlerine baktığımda, tekrar bambaşka bir yolculuğa başlamış olacağız. Bir ömür boyu, sen, ben, babacığın ve sevdiklerimiz... Bu yolculukta önümüze çıkan her türlü irili ufaklı engeli hep beraber aşacağız. Sana söz, yürüdüğün bu yolda, sen ne zaman istersen elinden tutacağız, hep seninle olacağız bizim güzel kızımız.

Çok heyecanlıyım, çok mutluyum. İçim çok azıcık buruk, senin minik kıpırtılarını özler miyim diye düşünmüyor değilim. Belki de hiç özlemem, sen hayatımı öyle doldurursun ki, hayatımdan öyle memnun olurum ki, eskiyi hatırlamaya fırsat bile kalmaz...




Beyaz papatyam,
1 gün sonra, 13 Ağustos 2008 Çarşamba günü bizim için yeni bir hayat başlıyor, hoş geliyorsun hayatımıza, iyi ki geliyorsun yaşantımıza. Belki bu, sen doğmadan yazdığım son yazıdır. Ama sen geldikten sonra birlikte devam edeceğiz yazmaya. Son olarak eklemek istediğim bir şey var, Ziya Deden, benim babacığım yani, hepimize tek tek bir mektup yazmış, bak bakalım neler demiş;

"Canlarım
(Burcu, Defne, Caner, Fezoş(annem)),

Bugün 6 Ağustos Çarşamba. Tam 1 hafta sonra yani 13 ve ya 14 Ağustosta kızımın, Defne'yi, biricik torunumu doğuracağını öğrendim.

Tarifi imkansız bir heyecan içerisindeyim. Allahtan kızıma ve torunuma yardımcı olmasını ve sağlıklı doğumla Defnemizin dünyaya gelmesini diliyorum. Bütün günlerim hep bu dualarla geçiyor.

-Fezoşum,
Yıllardan beri hayalimiz inşallah 1 hafta sonra Allahımın izniyle gerçekleşecek. Bundan sonraki yaşantımızda artık zamanımızı torunumuzun sevgisiyle geçireceğiz. Allah sağlık versin de, bu mutluluğu hep beraber yaşayalım.

-Kızım,
Doğduğundan beri seni çok sevdik. Hemde çok... Bize mutluluğu yaşatacağın için şimdiden sana teşekkür ediyorum. Aynı sevgiyi senin ve Caner'in bir parçası olan torunumuza da vereceğimizden hiç şüphen olmasın. Sağlıklı bir şekilde büyütmeniz dileğimle, tabi ki hep beraber...

-Caner,
Seni tanıdığım ilk günü hatırlıyor musun? O gün davranışların ve terbiyen çok hoşuma gitmişti. Bugün de aynı düşünceler içerisindeyim. Allaha şükürler olsun ki bu birlikteliğimizi çok güzel bir duyguyla perçinleyeceksiniz. Kızım annelik duygusunu tadarken, sen de babalık olgusunu yaşayacaksın. Hem anne olarak, hem de baba olarak, torunumuza çok iyi bakacağınıza inanıyorum.

-Evet sen torunum Defne,
Daha ilk oluşumunu duyduklarında, annenle baban, adını Defne koydular. Biz de anneannenle hep Defnemize yani sana dua ettik. İşte Allahın izniyle 1 hafta sonra dünyaya gözlerini açacaksın. Bu annenle baban gibi anneannenle benim de ilk heyecanımız. Sağlıklı doğ oldu mu Defneciğim?... Annen de seni sağlıkla doğursun. Seni sabırsızlıkla bekliyoruz.

Annen, baban, anneannen, ben, babaannen, amcan, Sevim Ninen, annenin ve babanın akrabaları, hepimiz seni bekliyoruz. Seni seviyoruz.

Bu satırları, bir gün senin de geleceğin Altınoluk'tan yazıyorum. Hadi yavrucuğum, sağlıkla doğ ve bize bir an önce gel. Anneni, babanı bize senin gibi bir torun verecekleri için sevgiyle öpüyorum.

Deden, Ziya..."

(Doğumdan 1 gece önce, anneannen, deden ve biz)

***

İşte seninle de paylaşmış oldum bu mektubu güzel kızım. Bu kadar sevgiye şimdi ben nasıl ağlamayayım? Nasıl duygulanmayayım? Dilerim ki babamın bizler için hissettiklerini bir gün baban ve ben de senin için hissederiz güzel perim.

Şimdilik sana hoşça kal, içimden kopup gideceksin çok az zaman sonra ama işte asıl içime işleyeceğin zaman o an başlayacak. Gel kucağımıza, erit içimi...