9+4 25.01.2008 Cuma


Benim minik hazinem,


Küçük bal kavanozum, ufacık fındığım, tatlı meleğim...


Sen kanatlarını çırpıp da içime konalı bugün tam 9 hafta 4 gün oldu... Günler seninle bazen çok yavaş bazen de çok çabuk geçiyor. Geriye bakıyorum 9 hafta ne çabuk geçmiş diyorum... Önümüzdeki uzun yolculuğu düşündükçe de sanki zaman hiç geçmiyormuş gibi geliyor...


Bu güne kadar seni bir kaç kez ultrasonda görebildik. Ama sen yalnızca bir fasulyeye ya da onun gibi bir şeylere benziyordun. Seni çok merak ediyorum, kime benzeyeceksin, huyların nasıl olacak öğrenmek için sabırsızlanıyorum. Şu an için tek dileğim sağlığının eksiksiz olması...



Yaklaşık 2 hafta sonra yani 7 Şubat'ta baban ve ben tekrar kontrole doktora gideceğiz, bu kez sen biraz daha bize benziyor olacaksın. Seni o şekilde görebilmek beni şu anda en mutlu edecek şey olacak...


Şimdilik bu kadar canım bebeğim, buradaki resmin 8+2 iken gördüğümüz halin, seni bir dahaki görüşüme kadar çok özleyeceğim, seni çok seviyorum...

05.01.2008 6+5 Kalp Atışlarımız Duyuldu

Bugün annem ve babam sürpriz yapıp Balıkesir'e anneannemi ve dedemi ziyarete gittiler. Hepsi çok ama çok sevindi, çok çok mutlu oldular. Hazır gitmişken çok güvendikleri Doktor Mehmet Amca'ya uğramadan dönmek olmazdı. Nasıl olsa bir kaç gün sonra kalp atışlarımı dinlemek için doktora gitmeleri gerekiyordu. Mehmet Amca'nın huzurlu muayenehanesine girdiler... Annem son hastaydı. Onlardan başka kimse kalmayınca içeriye girdiler. Anneannem ve dedem de oradaydılar... Mehmet Amca da annemin karnına bir şey sürdü ve o aleti yani ultrasonu annemin karnında gezdirmeye başladı. Biraz büyümüşüm olmalıyım ki, onlar o aleti hiç bastırmadan ben hemen görünüverdim.

Mehmet Amca'dan izin aldık ve babam anneannemi ve dedemi de odaya çağırdı. Şimdi sessizlik zamanıydı... Birden savaş çıktı sandım. Eski zamanlardaki gibi... Bir sürü atlı odada koşturuyordu... Sonra konuşmalardan anladım ki, işte bu tüm gürültü ve patırtı benim bilmem kaç kez büyütülmüş kalp seslerimmiş... Odadaki herkes çok sevindi, çok duygulandı... Ben ise sadece korktum, kendi kalp seslerimden korktum...

Babam tüm o sesleri telefona kaydetmiş. Eve gittiklerinde hemen babaannemleri aradılar ve ona da dinlettiler. Ve büyük halama ve ninelere... Onlar için bu sesleri duymak çok önemli olmalı ki bu kadar üzerine düşüp tüm sevdikleriyle paylaşıyorlar...

Şimdi annem ve babam daha huzurlular... Biraz daha rahatladılar...

Düşündükçe aklım ermiyor, şimdi annemin iki kalbi mi var yani? Biri göğsünde biri karnında atıyor... İnsan kalpsiz yaşayamazmış, beni bu yüzden mi canından çok sevecek?... Merak ediyorum:)

25.12.2007 - İŞTE SONUNDA BURADAYIM :)


Annem ve babam ayın 29'unu bekleyemediler, annem öyle sabırsızlandı ki doktor amcayı arayıp bu akşam için randevu aldı. Annem ve babam doktora gitmek üzere şu meşhur Sevinç Pastanesi'nin önünde liseli aşıklar gibi buluştular. Randevu saatine bir süre daha olduğu için gidip bir bebek mağazasına göz attılar...


Saat 17:00 de doktorun muayenehanesinde hazırdılar işte !!! Doktor onları içeriye çağırdı... Anneme sorular sormaya başladı, annem hepsini tane tane cevapladı ama bir an önce beni ultrasound ile görmek için sabırsızlanıyordu. Doktor amca öncelikle annemi tartıya çıkardı... Annemin morali çok bozuldu, kilo almış, ne zamandır morali bozulmasın diye tartılmıyormuş ama buradan sonra kaçış yolu yoktu, acı gerçekle yüzleşti. (Hehehehe, daha ben ona ne kilolar aldıracağım...)


Sonra muayene için uzandı, doktor amca annemin göbeğine soğuk bir şey sürdü... Bırrrr, bu her beni görmek istediklerinde olacakmış... Sonra bir şey annemin göbeğinde gezmeye başladı, işte buna ultrasound deniyormuş... Babam doktor amcanın arkasından televizyon gibi bir şeye bakıyordu. Bir televizyona bakıyordu, bir anneme bakıyordu... Çok heyecanlıydı.


Doktor amca, "eveeeeet, işte burada" dedikten sonra annem birden daha da heyecanlandı. Başını kaldırıp o da televizyona baktı... Vay beee! Ben ne kadar küçükmüşüm, fotoğrafımı çektiler zaten, bakabilirsiniz... Orada, sağ tarafa doğru beyaz noktalarla etrafımı çevirmişler... Bu kadar küçük olduğuma biraz bozuldum tabi ama biliyorum ki her geçen gün hızla büyüyüp gelişeceğim...


Babam ve annem çok mutlu oldular... 25.12.2007 Salı günü itibariyle 5 hafta 2 günlükmüşüm... Buna 5+2 diyorlar... Doktor amca, bilgilerinden dolayı annemi tebrik etti. Annem havalara girdi birden, o da doktor amcaya teşekkür etti...


Daha çok küçük olduğum için kalp atışımı duyamadılar. Bu yüzden kısa bir süre sonra o televizyona bakmak ve kalp seslerimi dinlemek için tekrar gidecekler... Artık varlığım tam olarak kanıtlandığı için çok mutluyum... Haberler geldikçe yazmaya devam edeceğim :)))