Küçük çiğ damlamız, Sana yazmayalı bir buçuk ayı bile geçmiş... Bir buçuk ayın her gününde, çok sık aralıklarla çokça seni düşündüm. Annen artık çok korkuyor bebeğim! Yoksa canın gelmek istemiyor mu? Geç mi kalacaksın? Bizi ne kadar bekleteceksin? Bütün bu soruların cevabını öyle merak ediyorum ki, hiç aklımdan çıkmıyorsun... Ne zaman geleceksin?
Canımız, bu gün babacığınla evleneli tam bir yıl oldu. Evlilik güzel olduğu kadar ağır sorumlulukları da var yavrum. Sarp kayaları aşıp, düzlüğe çıkana kadar sabredersen, gördüğün manzaraya değecek sabrın... Biz babacığınla bu sabrı gösterdik, şimdi düzlükte omuz omuza cenneti yaşıyoruz... Sen büyüdüğünde senin de şansın güzel olsun canımız!...
Seni şimdiden çok seviyoruz, karnımdaki kıpırtılarını hissetmek için sabırsızlanıyorum. Emin ol ki baban da senin mis kokunu içine çekmek için can atıyor... Biz... Senin gelmen için can atıyoruz... Annen...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder